Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası Işık Kutlu Köşesi
 
Devlet E.Y'nin öldürülmesini bekliyor

AMED (01.02.2010)- Üstüne iki kuma getirildiği ve sürekli şiddet gördüğü gerekçesiyle boşandığı eşinin ölümle tehdit ettiği E.Y., jandarma ve Cumhuriyet Savcılığı'na başvurdu. "Evine git sana bir şey yaptığında ara" yanıtı alan E.Y, "Hayatım tehlike altında" diyerek yardım istiyor.

E.Y., boşandığı eşinden aldığı tehditler üzerine Usluca (Zeyndela) Jandarma Karakolu'nu aradığını, ancak karakolun 3 gün sonra kendisine döndüğünü belirterek, "Ergani Cumhuriyet Savcılığı'na gittim, ancak 'git evine sana bir şey yaptığında polis ve jandarmayı ara' denilerek geri çevrildim" dedi. E.Y., can güvenliğinin olmadığını belirterek, yardım talebinde bulundu.

Şiddet gördüğü için boşandı

Elazığ'da yaşayan 2 çocuk annesi E.Y., 8 yıllık eşi Abdullah Fidanca'dan şiddet gördüğü gerekçesiyle, Ağustos ayı başında Diyarbakır'ın Ergani İlçesi'ne bağlı Sökündüzü (Şêxdiyar) Köyü'nde yaşayan ailesinin yanına döndü. E.Y., aynı gerekçe ile Temmuz 2009'da Ergani Sulh Mahkemesi'nde boşanma davası açtı. 10 Kasım 2009 tarihinde Ergani Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülen duruşmada hakim, E.Y.'nin gerekçelerini yerinde görerek çocukların velayeti annede olmak üzere boşanma kararı verdi.

E.Y., çocuklarının durumu nedeniyle Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak 6 aylık korunma kararı çıkardı. Babasının yanına yerleştikten sonra eski eşi Fidanca'dan sürekli tehdit almaya başladığını belirten E.Y., eski eşi Fidanca'nın babasının telefonunu arayarak, ölümle tehdit ettiğini söyledi.

Jandarma 3 gün sonra aradı

Uzun süre telefonla tehdit aldığını dile getiren E.Y., son olarak Fidanca'nın 20 Ocak tarihinde Sökündüzü Köyü'ndeki babasının evine geldiğini kaydetti. E.Y., "Eve gelip benim dönmemi istedi. 'Dönmezsen bu senin yanına kalmaz. Seni öldürürüm' diyerek tehdit etti. Babama beni onunla göndermemi istedi, ancak babam kabul etmedi. Gitmesini söylememize rağmen, evden ayrılmayınca 155 polis hattını aradım, ancak kimse cevap vermedi. Bunun üzerine Usluca (Zeyndela) Jandarma Karakolu'nu aradım ve eski eşimin evime geldiğini, beni tehdit ettiğini, mahkemeden aldığım korunma kararı olduğunu söyleyerek acil gelmelerini istedim. Jandarmayı aramamız üzerine Fidanca köyden ayrıldı. Ancak jandarma 3 gün sonra bizi arayarak karakola çağırdı. Karakola gittiğimizde de bir kağıt vererek bizi Ergani Cumhuriyet Savcılığı'na gönderdi" dedi.

Tehdit edildiğini söyledi, savcı darp raporu istedi!

İki gün sonra Ergani Cumhuriyet Savcılığı'na giderek suç duyurusunda bulunduğunu dile getiren E.Y., savcının kendisinin darp edildiğine ilişkin rapor getirmesini istediğini belirterek, "Savcı benim hastaneye gidip darp raporu almamı istedi. Ancak ben uzun süredir ayrıldığımı ve herhangi bir darp izinin olmadığın söylediğimde de savcı bana 'İyi o zaman git seni rahatsız ettiğinde jandarma ya da polise haber verirsin' diyerek gönderdi.

E.Y: Hayatım tehlike altında

E.Y., "Eski eşimin tehditleri hala sürüyor, ancak mahkemenin bana verdiği kağıda rağmen, hiç bir koruma tedbiri alınmadı. Adam evime kadar geldi ve ben haber vermeme rağmen, 3 gün sonra jandarma bana döndü. Beni öldürebilirdi. Ailemi tehdit ediyor" diye konuştu. E.Y., sadece Ergani Selis Kadın Dayanışma Merkezi'nin kendisine yardım ettiğini ifade etti. Fidanca'ya çocuklarını 15 günde bir görme hakkı verildiği ve istediği zaman kendisine ulaşma durumu olduğunu dile getiren E.Y., kendisi ve ailesinin hayatının tehlike altında olduğunu söyledi.

Bir çok kadın bu şekilde öldürüldü

Ergani Selis Kadın Dayanışma Merkezi danışmanlarından Sosyolog Nuran Duman da, Fidanca'nın kendilerine de gelerek E.Y.'nin geri verilmesini istediğini ifade ederek, şunları söyledi: "E.Y.'nin kendisinden boşanmasını içine sindiremediğini, E.Y.'nin kafasına boşanma fikrini bizim koyduğumuzu söyleyerek, bizi suçladı. Selis çalışanı Asiye Ok'u bu durumdan dolayı ölümle tehdit etti." Duman, birçok kadının bu şekilde öldürüldüğünü hatırlattı.