Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası Işık Kutlu Köşesi
 
Katliamların sırrı kozmik odada

İSTANBUL (16.03.2010)- 16 Mart Beyazıt ve Halepçe katliamlarında yaşamını yitirenler Beyazıt Meydanı'nda yapılan eylemlerle anıldı. Katliamların sırrının kozmik odada olduğuna işaret eden gençler, sırların açıklanmasını istedi.

İstanbul Beyazıt Meydanı 16 Mart Beyazıt ve Halepçe katliamlarına karşı eylem geçidi oldu. Yüzlerce genç, katliamları lanetledi. Gençler, 7 öğrencinin yaşamını yitirdiği Beyazıt katliamının failleri için kozmik odayı işaret etti, davanın zaman aşımından düşmesine tepki gösterdi.

En kitlesel eylem, kuruluş deklarasyonunu geçtiğimiz günlerde açıklayan Halkların Kardeşliği İçin Gençlik Platformu tarafından yapıldı. 200'ü aşkın kişi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi önünde toplandı, sloganlarla ana kapıya yürüdü. Yüzlerce genç, Beyazıt katliamının faillerinin kozmik odada olduğuna işaret eden dövizler taşıdı. Platform bileşeni gençler, sık sık Halepçe'de 5 bin Kürt'ün kimyasal silahlarla katledilmesini protesto etti.

Platform bileşenleri Beyazıt Meydanı'na ulaşınca, başka bir grup okuldan sloganlarla toplu çıkış yaparak eyleme katıldı. Gençler, ana kapı önünde Kürtçe ve Türkçe basın açıklaması yaptı.

İstanbul SGD Başkanı Gülsena Erdoğdu, Platform adına yaptığı açıklamada, "Bir 16 Mart günü daha devrimci demokrat, ilerici, yurtsever öğrenciler Beyazıt Meydanı'ndayız. Bugün 16 Mart ve biz yine hesap sormak için sokaktayız. Çünkü yaralarımız kanıyor" dedi.

Kozmik odadaki sırlar açıklansın

Erdoğdu, 16 Mart 1978'de faşist güçlerin attığı bomba nedeniyle Eczacılık Fakültesi'nde toplu çıkış yapan öğrencilerden 7'sinin yaşamını yitirdiğini, 50'den fazlasının yaralandığını ifade etti. İstanbul SGD Başkanı, katillerin 32 yıldır kaçtığını ifade etti, hiç kimsenin esaslı bir yargılamaya tabi tutulmadığını belirtti. Gülsena Erdoğdu, şöyle dedi: "Ve neticede bizi şaşırtmayan bir şey oldu, dava zaman aşımından düştü. Çünkü olayın ardından 30 yıl geçti ve hala aydınlatılmadı." Erdoğdu, er ya da geç katliamın hesabının sorulacağını kaydetti.

İstanbul SGD Başkanı, Beyazıt katliamının failleri için kozmik odayı işaret etti, şöyle dedi: "Beyazıt, Çorum, Gazi, Sivas, 19 Aralık katliamlarının sırları kozmik odada saklıdır. Kozmik odadaki sırlar açıklanmalı. Cinayetler, katliamlar aydınlatılmalıdır" dedi ve ekledi: "Bizi öldürebilir ama toplumsal hafızamızı silemezler."

5 bin Kürt katledildi

Erdoğdu, 16 Mart 1988'deki katliamın hedefinde bu defa Kürt halkının olduğunu ifade etti. Erdoğdu, 5 bin Kürt'ün, Irak-İran savaşında kimyasal silahlarla katlediğini kaydetti.

Katliam tanığı: Amaçlarına ulaşamadılar

Beyazıt'ta atılan bombalar nedeniyle ağır yaralanan Oğuzhan Kayserioğlu, 16 Mart 1978'de yaşananları şöyle anlattı: "O gün nedense polisin az olduğunu gördük. Her zamanki polislerden başka sivil polislerin olduğunu gördük. Bir şey olacağını sezdik. Kitlesel saldırı bekliyorduk. Mehmet Gül'ün de içinde bulunduğu grup karşıdaydı. Fakültenin karşısında bulunan merdivenlerden atılan bombayı havada gördük."

Kayserioğlu, "Yoldaşlarımızı kaybettik ama amaçlarına ulaşamadılar. Faşistler istediği katliamı yapsın, 32 sene sonra siz yine buradasınız" diye konuştu.

Yapılan Kürtçe açıklamanın ardından katliamın yaşandığı Eczacılık Fakültesi önüne karanfiller bırakıldı. Eylem Beyazıt Marşı'nın okunmasıyla son buldu.

ÖKM'de değil ÖKM önünde anma

Platform bileşenleri, ardından Halepçe'de yaşamını yitirenler anısına Öğrenci Kültür Merkezi (ÖKM) önünde etkinlik düzenledi. Gençler yaptıkları konuşmalarda, ÖKM yönetiminin yasakçı zihniyeti nedeniyle etkinliği ÖKM önünde yaptıklarını ifade etti. Yüzlerce öğrenci yolu trafiğe kapattı. Barış Anneleri İnisiyatifi'nden Kürt kadınların da katıldığı etkinlikte, katliamı anlatan skeç gösterisi yapıldı.

Genç-Sen: Unutmuyoruz

Genç-Sen üyeleri de Eczacılık Fakültesi önünde eylem düzenledi. Genç-Sen üyeleri, "Beyazıt'tan Halepçe'ye katledenler hesap verecek" yazılı pankart açtı. Özge Yavuz, yaptığı açıklamada, "32 yıldır bu meydandayız, faşizmin karanlığıyla hesaplaşana kadar bu meydanı unutmayacağız" dedi. Yavuz, Beyazıt katliamında adı geçenlerin bugün Hrant Dink katliamında da adının geçtiğini kaydetti, şöyle devam etti: "Kontrgerillanın ta kendisi olan Ergenekon, Hrant'ın, Şemdinli'nin failidir. Mustafa Suphileri, Dersim'i, 6-7 Eylül'ü, Çorum'u, Maraş'ı, Beyazıt'ı, Halepçe'yi, Sivas'ı, Gazi Mahallesi'ni, Şemdinli'yi, Hrant'ı... Kontrgerillanın faşist katliamlarını unutmayacağız."

Yavuz, Halepçe'de yaşanan katliamı hatırlattı, "Analarımızın gözyaşlarının hesabını soracağız" dedi.

Beyazıt Meydanı gün boyunca eylemlere ev sahipliği yaptı. Kendilerini, Devrimci Demokrat öğrenciler olarak tanımlayın grup ile Kaldıraç, Çağdaş Hukukçular Derneği, İstanbul Üniversitesi öğrencileri ayrı ayrı açıklamalar yaptı, karanfiller bıraktı.

Eylemlerde sık sık, "Beyazıt faşizme mezar olacak", "Katil devlet hesap verecek", "Beyazıt goristan ji bo faşista/ Beyazıt faşizme mezar olacak", "Em Halepçe jı bir nakın", "Yaşasın halkların kardeşliği", "Katil polis üniversiteden defol", "Devrim şehitleri ölümsüzdür" şeklinde sloganlar atıldı. (ETHA)