Atılım Günlük Haber Bülteni Ana Sayfası Işık Kutlu Köşesi
 
Yeni Çernobilleri durdurmak için yürüdüler
Foto: Yeni Çernobilleri durdurmak için yürüdüler

İSTANBUL (25.04.2010)- Nükleer karşıtları ve çevre örgütleri Çernobil faciasının 24. yıldönümünde alanlarda buluştu. Nükleersiz bir yaşam için direneceklerini ilan eden çevre örgütleri, Hasankeyf'i, Munzur'u, Yuvarlakçay'ı, Akkuyu'yu yaşatacaklarını belirtti.

EGEÇEP-Allianoi Girişim, Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi, Cide Loç Vadisi Koruma Platformu, Karadeniz İsyanda Platformu ve Munzur Koruma Kurulu'nun çağrısıyla biraya gelen nükleer karşıtları, çevre örgütleri ve siyasi parti üyesi binlerce kişi Tepe Naitilus önünde buluştu. Çernobil faciasının 24. yıl dönümünde gerçekleştirilen mitingde Munzur Cide-Loç Vadisiyle, Hasankeyf Allianoiyle kucaklaşırken tulumla zurnanın sesi birbirine karıştı.

“Yaşamı yok eden enerjileri durdurmak için yürüyoruz” pankartı açan binlerce kişi insanlığın geleceğini tehdit eden kapitalizme, nükleer santrallere, HES'lere karşı Kadıköy İskele Meydanı'na yürüdü. Yürüyüşe onlarca çevre örgütünün yanı sıra Ezilenlerin Sosyalist Partisi, BDP, Halkevleri, SDP, TUDEF de destek verdi.

Miting kitlenin alana girmesiyle başladı. Beşiktaş İskelesi'nin yanına kurulan platformdan alana giren bütün örgütler tek tek anons edildi, selamlandı. Munzur Koruma Kurulu Başkanı Hasan Şen mitingin ana konuşmasını yaptı. “Bugün Çernobil nükleer faciasının 24. yıldönümünde biraraya geldik. Çernobil nükleer reaktörünün patlamsıyla binlerce insan radyoaktif serpintinden dolayı hayatını kaybetti. Yüzbinlerce insan yerlerinden oldu ve 18 milyar dolarlık maddi kayıp açığa çıktı. Ama esas ağır fatura henüz ortaya çıkmamıştır” dedi. Çernobilin doğurduğu anıların hala yaşanmaya devam ettiğini belirten Şen, “Bugün Karadeniz ve Trakya'dan binlerce insan kanser illetiyle boğuşmakta... Nereden ve nasıl geldiğini bilmediği bir borcun bedelini hayatıyla ödemekte” dedi.

Hepimizin derdi ve acısı bir

Nükleer patlamanın ve termik santrallerin yarattığı sonuçları görmezden gelenlerin utanmadan, sıkılmadan HES'lerin yeniden yapılmak istendiğini kaydeden Şen, özellikle son 10 yılda HES ve baraj yapımına hız verildiğini söyledi. Ekonomik ömrü en fazla 40-50 yıl olan barajların inşası için binlerce yıllık Hasankeyf ve Allianoi'nin gözden çıkartıldığını dile getiren Şen, aynı zamanda binlerce yılda ortaya çıkan tarihi ve kültürel değerlerin yok edilmesi için düğmeye basıldığını belirtti. Şen şöyle devam etti: “Ve bugün, Karadenizden, Egeden, Akdeniz'den; Dersim'den; Hasankeyf'ten bunun için buraya geldik. Hepimiz yerellerden geldik, kendi renklerimizle geldik, Farklılıklarımızla, benzerliklerimizle geldik. Hepimizin derdi ve acısı bir”

Suyun intikamı korkunç olacak

Hukuki yollardan umutlarını kestiklerini belirten Şen, “Madem hukuku dinlemiyorlar öyleyse bizi dinleyecekler. Biz burada bağırdıkça, haykırdıkça bizi dinlemek zorunda kalacaklar. Biz rahatsızsak onlarda olacak. Suyun, toprağın hukukunu dinleyecekler. Aksi takdirde suyun intikamı korkunç olacak” dedi. Çevre ve doğa katliamları karşısında boyunlarını bıçağa uzatmayacaklarını sonuna kadar direneceklerini belirten Munzur Koruma Kurulu Başkanı Şen, son olarak uluslararası şirketlere şöyle seslendi: “Yuvarlakçay'da çadırımızla, Sanoz'daki gibi baltamızla, sarı yazmamızla; taşımızla, ateşimizle, aklımızla, yüreğimizle buradayız. Yaşamımızın, toprağımızın, suyumuzun, tarihimizin kapitalizmin kıskacına girmesine izin vermeyeceğiz direneceğiz.”

Cide-Loç Vadisi Koruma Kurulu adına Erdinç Ay da bir konuşma yaptı. Konuşmaların ardından sanatçı İlkay Akkaya sahne aldı. Akkaya'nın hareketli türküleriyle halaylar çekildi. Miting Grup Marsis'in sahne almasının ardından sona erdi. (ETHA)